Saturday, December 23, 2006

dülger balığına bakma durağı

balık dostum,
dülgerciğim,
bir hasretlik hali çöreklendi sanki üzerimize değil mi? "sensiz geçen günler ölüm gibi geldi" desem, türk filminde sanarız kendimizi.
"sensiz hayatın hiç tadı tuzu yoktu" desem, yalan olur çünkü insan unutur ve yaşamaya devam eder.-hele senin beni dakkasında unuttuğunu düşünecek olursam arama-aranma çetelesi tutan leyla gibi içim içimi yer-
"yalnızlık paylaşılmaz dülgerciğim, paylaşılsa yalnızlık olmaz" desem tereciye tere satmış olurum ki bunun için hırsızlık da etmiş olurum.
basitçe söyleyeyim işte:
seni özlemişim.

aslında tahmin edersin ki gün içinde belki elli kez sana sesleniyorum ben, bazen cevap vermiyorsun ama cevap verdiklerini de unutuyorsun zaten. o yüzden bunları anlatmam yersiz. gene aklımda aynı şey:
bugüne kadar sarfetmiş olduğumuz gereksiz sözcüklerimizi çıkarıp atsak hayatımızdan, nerdeyse hep susmuş olduğumuzu görürüz.

sevgili dülgerciğim, neden konuşuyoruz?hatta yazıyoruz?

emin ol, seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli değil.

durmadım, kendimi hatırlattım.