Friday, March 23, 2007

dülger balığı şekerim sanki horoz şekerim

yaşadıklarımız arasında yaşamak istediklerimiz olmadığı zaman ya oturur hayaller kurarız, ya oturur istediklerimize sahip olanları seyrederiz veyahut oturmayız dülger balığıyla buluşuruz. pardon, hayaller kurarım, seyrederim , buluşurum.

"hadi canım basbayağı uyduruyorsun!" diyenlere üzülürüm ve onları umursar, açıklama yapmaya çalışırım -herkese herşeyi açıklamaya çalıştığım gibi-:
buluşmalarım kurmakla seyretmek arasında bir yerde durmaktadır, görmek istemeyenlere ve dahi göremeyenlere daha fazla açıklama yapamayacağım.

birgün birgün bir burcu,
eve de gelmiş kimse yok,
açmış bakmış dolabı,
şeker de sanmış ilacı
yemiş yemiş bitirmiş
akşama başlamış sancı
kıvran kıvran kıvranmış
yaptığından hiç mi hiiiiiç
utanmamıııııış

Thursday, March 22, 2007

belli

ah gözlerine göz değmiş belli
dudaklarında günah tadı var
suçluluk kokusu sinmiş tenine
ben yine aynı hep affedici

bu saltanat bu haller geçici
bu taze ten bu demler geçici
insafa gel bir bak şu garibe
gafletinden uyan eller gidici

ben beni bilirim gel gör anlatamam
gir bak içerde hem bahar hem güz
dünya malında komşu bağında
billa gözüm yok dururum dümdüz

ah yollarına kul kurban olurum
yüz çevirme benden mahvolurum
allah aşkına sev yoksa ben ölürüm
kalbim nöbette bak gece gündüz

....