Sunday, May 20, 2007

neden öldü dülger balığı sanki?

"neden öldüğünü sormaya başlarsak çıldırabiliriz" (Sleepless in Seattle)

dülger balığı neden öldü diye sormaya başlarsak çıldırabiliriz.
çıldırabiliriz:
dülger balığı neden doğdu,
biz neden yaşıyoruz,
neden şimdi yaşıyoruz,
neden "zaman" var ve hep "geçiyor",
neden merak doluyuz,
neden tanrı var ya da yok,
neden yağmur yağıyor ve hatta şimdi yağıyor,
neden şimdi seviyoruz
diye sormaya başlarsak çıldırabiliriz.

neden diye sormayı bırakmalı mıyız yoksa?
bunu bir bilene sormak lazım:
"sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı?" diyene.

böyle dediği için sevilebilir insan ve bu cevap çıldırmamızı önleyebilir.
dülger balığı iyi ki vardı.

Thursday, May 17, 2007

dülger balığı, mülger balığı ve mutluluk

mutluluk,
filan dediğimiz vakit iş hayatın anlamına gelip dayanıyor.
dülger balığının hayatından bahsederken mülger malığını pek düşüneniniz olacağını sanmıyorum. halbuki mülger malığı dülger balığına hepimizden daha yakın. biz dülgerciğimi unuttuğumuz zaman mülger malığı koşuyor onun imdadına. unutmuyorlar hiçbir zaman birbirlerini.
mülger malığını hayatın anlamına nasıl bağlayacağımı merak edenleriniz mutlaka olmuştur. mülger malığını size şöyle tanıtabilirim-"kısaca" olmasına çalışacağım-:

mülgercik, dülgercik doğduğu vakit kalbine konmuş bir dost dülger balığına. hiç unutulmayacak, sadık bir dost. ne vakit üzülse dülgercik, hatırlatır kendini mülgercik.
"korkma, men murdayım"
der. hayat anlamsızlaşmayagörsün mülgercik hatırlatır dülgerciğe hayatın anlamının tam da yaşamak düşüncesinin kendi içinde olduğunu.
mülger malığı:
bazen etten kemikten bir balıktır,
bazen de kalbinde durup da onu etten kemikten görene dek sarıldığı bir sevinçtir
dülger balığı için.

bu dramatik anlatım mülgercik için bir hüzün dalgası yaratmaz umarım içinizde. çünkü o hüzünlendirmenin aksine "mutlulukla" behsetirecek güçtedir kendinden.

sizi bilmem ama ben burcu oldum olalı murcuyla tanışığım.
mülger malığını ise murcudan ötürü tanırım.

nokta koymakta zorlanıyorum.
nokta
.

Sunday, May 06, 2007

dülger balığı, mavi kuş; yanlış zaman, yanlış diyar

günlerden bir gün denizin derinliklerinde kıvrılan dülger balığı bir türlü hatırlayamadığı fakat biryerlerden çıkaracak olduğu bir kuşla karşılaşıverir. kuşun rengi mavidir dülgerciğin denizi gibi. fakat sadece budur tek ortak yönleri; biryerinden maviye bulaşmış olmak yahut biryerlerde maviyle buluşmuş olmak, da denilebilir istersek.

mavidir kuş mavi olmasına
ve dülgercik çıkaracaktır bir yerlerden mavi kuşu ama
bir türlü minik zihni berraklaşamaz,
dülger balığı mavi kuşu hatırlayamaz

masal bu fakat, dülgercik, merhaba, der mavi kuşa aynen gerçek hayatta da olduğu gibi
ve mavi kuş da, merhaba, der, dülger balığı merhaba!
"nasılsın, beni sorarsan iyiyim" bölümünü atlarlar, dülger balığı unuttuğundan; mavi kuş ise umursamadığından. dülgercik yarım yüzgecinden bahseder, ne zamandan beri yarım olduğundan. mavi kuş ise pek anlatmaz kendini, sade sorar dülger balığına. mesela der ki:
"özenle soyduğum şu elma, söyle kimidir?"
fakat diyemez hemen:
"özenle ne yapıyorsam bilirsin, artık senindir."

............."suya giden bir adam mesela omzunu eğri tutsa,
güneş, su ve adamın omzundaki eğrilik senindir"................

dülger balığı bu soruyu unutmak istemez, cevabını düşünmek ister biraz fakat vakti o kadar kısadır ki unutmamak ve doğru cevabı bulmak için. bu minicik zaman diliminden mavi kuş da haberlidir. bilir, dülger balığı unutacak, kendisi ise bu soruyu sorsa da bir türlü cevaplayamayacak.

bu aşağı tükürsen deniz, yukarı tükürsen gök durumu denizle gök arasında hangi seçimi yapardım sorusuna yöneltebilir masalımızı dinleyen çocukları. aralarından biri belki soracaktır, ne denize ne göğe tükürmesek de hem denize hem göğe baksak olur mu, diye.

zaman ne için vardır?
mekan neden değişir durur?
"şimdi" gördüğümüz bu nehir neden "şimdi" de gördümüz nehir değildir?
heraklit neden başını suya eğip "herşey değişip akmada, bu hal beni hayran bırakmada" demiştir?

mavi kuş sorusunu ne kadar zaman sormuş, dülger balığı ise bu soruyu ne kadar zaman unutmuştur bilmiyorum. mavi kuşun cevabı verip vermediğini, dülger balığınınsa bu cevabı sevip sevmediğini de bilmiyorum.

üzülmüyor da değilim yanlış zamanda yanlış diyarlarda olmalara ama biliyorum doğru zamanda doğru diyarda olacak dülger balığı ve mavi kuş. o zaman:

su başında durmuş olacağız üçümüz
su serin
çınar ulu olacak
ben şiir yazacağım
güneş ise sıcak
diyeceğiz "çok şükür yaşıyoruz"
suyun şavkı vuruyor bize
dülger balığına, mavi kuşa, bana
ve bir de ömrümüze

.....
mayıs 007, istanbul